Web sitemize hoşgeldiniz, 16 Kasım 2018
Beğen 0

Ahmet Kaya Şafak Türküsü Şarkı Sözleri

1987 yılında Ahmet Kaya imzasıyla müzik piyasasına giren “Şafak Türküsü” isimli albüme adını veren şarkı döneme damgasını vuran bir parça olarak adını müzik tarihine yazdırmıştır. Şafak Türküsü şarkısını bir anda yüz binlerce insan ezberlemiş ve bu şarkı bir anda en fazla dinlenen şarkı olmuştur. Şarkının başarılı olmasında en önemli rol hiç şüphesiz usta sanatçı Ahmet Kaya’nın yorumudur. Sesi ve özgün tarzıyla şarkıları insanların zihinlerine kazıyan başarılı sanatçı Şafak Türküsü şarkısı ile de yine çok büyük bir başarı elde etmiştir. Müzik kariyeri boyunca yıldızını sürekli parlatan Ahmet Kaya şarkıları ve albümlerinin başarısıyla ne kadar usta bir sanatçı olduğunu her zaman için ispatlamıştır. Müziğin ve kalitenin değişmeyen adresi olan sitemizden sizde Şafak Türküsü dinleyebilir ve Ahmet Kaya’nın şarkıları ile vakit geçiren müzikseverlerin arasına katılabilirsiniz.

Ahmet Kaya Şafak Türküsü Şarkı Sözleri

Beni burada arama, arama anne

Kapıda adımı, adımı sorma

Saçlarına yıldız düşmüş

Koparma anne, ağlama.

Kaç zamandır yüzüm traşlı

Gözlerim şafak bekledim

Uzarken ellerim kulağım kirişte

Ölümü özledim anne…

Yaşamak isterken delice!

Ah.. verebilseydim keşke

Yüreği avcunda koşan her bir anneye

Tepeden tırnağa oğula ve kıza kesmiş

Bir ülkeye armağan

Düşlerimle sınırsız

Diretmişliğimle genç

Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma

Usulca açıverdi yanağımda tomurcuk

Pir sultan’ı düşün anne, şeyh Bedrettin’i

Börklüce’yi Torlak Kemal’i…

İnsanları düşün anne!

Düşün ki yüreğin sallansın,

Düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan

Mutlu bir Yusufçuk havalansın…

Beni burada arama, arama anne

Kapıda adımı, adımı sorma

Saçlarına yıldız düşmüş

Koparma anne, ağlama.

Yani benim güzel annem

Ala şafağında ülkemin yıldız uçurmak varken

Oturup yıldızlar içinde kendi buruk kanımı içtim

Ne garip duygu şu ölmek?

Öptüğüm kızlar geliyor aklıma,

Bir açıklaması vardır elbet giderken darağacına…

Geride, masa üstünde boynu bükük

Kaldı kağıt kalem.

Bağışla beni güzel annem

Uğur tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana.

Elleri değsin istemedim

Gözleri değsin istemedim

Ağlayıp koklayacaktın

Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda.

Yaşamak ağrısı asıldı boynuma, oysa türkü tadında yaşamak isterdim…

Ölmek ne garip şey anne!

Bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı,

Sedef katmalı bir kutu içinde, vermek isterdim çocukların ellerine.

Sonra, sonra benim güzel annem

Damdan düşer gibi(!), vurulmak isterdim bir kıza…

Gecenin kıyısında durmuşum, kefenin cebi yok

Koynuma yıldız doldurmuşum, koşun çocuklar koşun

Sabah üstüme üstüme geliyor!

Kısacası güzel annem,

Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok,

Gülmek, umut etmek, özlemek…

Ya da mektup beklemek, gözleri yatırıp ıraklara.

Ölmek, ne garip şey anne!

Artık duvarları kanatırcasına tırnağımla

Şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım!

Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım,

Baba olamayacağım örneğin!

Toprak olmak ne garip şey anne…

Ölmek ne garip şey anne…

Uçurumlar ki sende büyür

Dağdır ki sende göçer

Ben bayrak derim çiçek derim

Çam diplerine açmış kanatlarını kozalak derim

Gül yanaklı çocuğa benzer

Yine de oğlunu yitirmek kim bilir ne garip şey anne!

Her kavgada ölen benim,

Bayrak tutan, çarpışan…

Her kadın toprağı tırnaklayarak doğurur beni.

Özlem benim, kavga benim, aşk benim…

Bekle beni anne, bir sabah çıkagelirim

Bir sabah anne bir sabah

Acını süpürmek için açtığında kapını

Bir sabah anne bir sabah

Acını süpürmek için açtığında kapını

Adı başka, sesi başka

Nice yaşıtım koynunda çiçekler, çiçekler içinde bir ülke getirirler.

Ahmet Kaya Şafak Türküsü Şarkısı Dinle

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz